BLANTERSWIFT101

31 yaşında piyanoya başlamak...

4 Aralık 2014 Perşembe

Yalnızlığı sevmeyen insan, kendiyle başbaşa kaldığında sıkılan insan, kendinden sıkılmıyor mudur aslında? Hobileri, zevkleri olan insan yalnız kalmaktan neden sıkılsın ki? Kendinden sıkılan bir insan, hayatındaki boşluğu başkalarının varlığıyla doldurabilir mi?

Eşim son zamanlarda kendini sorgulamaya başlamıştı. Aslında uzun süredir benim ısrarlı olmasa da belli aralıklarla yaptığım konuşmalarla kendini sorgulamaya başladı sanırım. Kitap okuması konusundaydı aslında benim göndermelerim. Sonra vazgeçtim kitap okumayı sevmeyeceğini anlayınca. Bir hobin yok, boş boş tv izliyorsun, sıkılıyorsun, vakit öldürüyorsun dedikçe hobi araştırmasına girdi. Ne yapabilirim, ne yaparsam mutlu olurum. Ve beni gerçekten şaşırtan bir sonuç çıktı ortaya. Anadolunun bağrından kopmuş, klasik müzikten hoşlanmayan, entel dantel işler diyerek her söylediğim etkinliğe burun kıvıran, ayarlamaya çalıştığım bütün konserlere "bilet olmasa da gitmesek" diye iç geçiren bir insan piyanoya merak saldı. 

Nasıl oldu ben de anlamadım aslında. Bir akşam bilgisayarın başında Piyanist filminin müziğini defalarca dinlerken buldum. Sonrası çok hızlı gelişti. Kurs bakıldı, kayıt olundu ve bugün de piyano alındı. Öyle arka arkaya sıralayınca bizim için çok kolay olmuş gibi gelse de, maddi olarak ciddi bir batağa girmiş gibi görünüyoruz :) Olsun bea, eşim de şaşırdı aslında bu kadar destek olmama. En azından işin maddi kısmında karşı çıkacağımı düşünmüş kendisi. Ama gerçekten istiyorum, belki ondan daha çok istiyorum eşimin bir şeylerle ilgilenmesini, hobileri olmasını. Ha kitaba vursaydı kendini daha fazla sevinmez miydim, kesinlikle :) Hem maddi olarak da sarsıcı olmazdı, hem de ikimizin ortak zevkinin olması daha keyifli hale getirirdi hayatı. Ama olsun. Bu onun hobisi, elbette ki onun seçimi olacak. 

31 yaşında piyanoya başlanır mı, başlanırsa başarılı olunabilir mi, onu sorguladık ilk olarak. Araştırıldı, hocalarla görüşüldü. Sonuç sıkı bir çalışmayla neden olmasın? Tabi ki, 4 yaşında başlamakla aynı kolaylıkta olmayacak beynin bu durumu kabullenmesi. Sonuçta iki el aynı anda farklı şeyleri çalacak, beyni sadece ikiye değil, on parmağında aynı anda ayrı hareket edeceğini hesaba katarsak, sanırım on bölüme falan bölmek gerekecek. Ee bu iş parmakla da bitmiyor, nota da bileceksin, nota kağıdındaki iki ele ait farklı notaları aynı anda görüp uygulamaya geçeceksin falan derken, ouu bu iş çok zor gerçekten. Disiplinli bir çalışma gerektiren, ciddi anlamda zor bir iş piyano. Ama eşime inanıyorum, o bunu yapacak. Çünkü gerçekten çok istekli. Ben de çok istiyorum :) 

Daha önce akşamları eve gittiğimizde, yemek yedikten sonra, boş boş oturur, televizyon izler, çiğdem çitlerdi. Şimdi deli gibi klasik müzik dinliyor, videolar izliyor. Bu akşam piyanomuz da gelecek, artık akşamları saatlerce çalışır. İşte başta yazdığım gibi, insanın yapmaktan zevk aldığı hobileri olmayınca, hayat vakit öldürmekten ibaret olmuyor mu? Zaman geçirmek değil ki yaşamanın amacı, mutlu olmak, bizi mutlu eden şeyleri yapmak. Ne zaman biteceği belli olmayan bu hayatta her dakikamız o kadar kıymetli ki, bizi mutlu edecek ne varsa bulup çıkarmalı, onu yaşamalıyız. Piyano çalmak mı, amaç Fazıl Say olmak değil ki, sadece mutlu olmak. 31 yaşından sonra bu işe başlayan bir insan için zaten amaç profesyonellik olamaz. Amaç sadece mutlu olmak. Piyano eşimi mutlu edecekse canım eşime benden sonsuz destek. 

Bu Blogda Ara