Son zamanlarda adını sıkça duyduğum bir kitaptı. Ee distopya meraklısı da olunca, okumak şart oldu. Feminist distopya olarak anılan kitapta, Hitler ikinci dünya savaşından galip ayrılmış, dünya sadece Japon ve Alman kutubunda bölünmüş durumda. Zaman olaraksa Hitler'den 700 yıl sonrası. Kitap 1937'de yayımlanmış, yani Hitler'in sonunun bilinmediği bir tarihte.
Dinler yok edilmiş, sayıları az da olsa hristiyanlar var ancak aşağılık ve değersiz görülüyorlar, Hitler tanrı vasfını kazanmış, onun doğmadığına, infilak ederek oluştuğuna inanılıyor. Çünkü bir kadından doğmuş olmak bile mide bulandırıcı. Kadınlar, saçları kazınmış, belirlenmiş bölgenin dışına çıkmaları yasaklanmış, sadece üreme vasfından faydalanılan değersiz ve aşağılık varlıklar. Erkek çocukları belli bir süre sonra ellerinden alınıp devletçe büyütülüyor, çünkü bir kadının bir erkeği yetiştirmesi söz konusu değil.
Tüm kitaplar yok edilmiş, geçmişe dair tüm kayıtlar ve doğal olarak toplum hafızası silinmiş durumda. Ancak gerçeği bilen bir kişi bile olsa umut sürüyor. Nesiller boyunca can pahasına korunan, gerçek tarihi anlatan tek bir kitap. Bir şövalye, bir nazi ve bir ingilizle bu kitabın hikayesine eşlik ediyorsunuz.
Kitabı sevsem de, distopya olarak 1984 kadar etkilemedi beni.



0 Comment
more_vert