Haziran ayında Bakü'de yapılacak Avrupa Olimpiyatları için sokaklardan köpeklerinin toplanıp fırınlarda yakıldığını biliyor musun? Şuraya bak.
Katliamdan kurtulan yavru köpeklerin videosunu izledin mi? Yanına yaklaşan insandan duyduğu dehşetle kafasını duvardaki minicik deliğe sokmaya çalışırken ne hissettiğine dair empati yapabiliyor musun?
Üstün ırk insanın, insandan başka hiçbir canlının yaşam hakkı olamayacağına dair düşüncesinden ölesiye tiksiniyorum. Naziler yahudileri yakıyorlardı fırınlarda, bizler de şimdi köpekleri. Hayvanlar için hepimiz birer naziyiz.
Fırınlarda yakıyor, kafalarını sabitleyip gözlerine kimyasallar döküyor, canlı canlı derilerini yüzüyor, küçücük kafeslerde hormonlarla büyütüp kırk günde kesime gönderiyor, toprağa basmadan, günışığı görmeden canlarını alıyoruz. Tanrımız onların kanını istiyor, yeni doğan buzağıları bağırta bağırta annelerinden ayırıp, yavruların içmesi gereken sütleri içiyoruz. Demir çubuklarla ardı ardına tecavüz edilen inekler ömürleri boyunca hamile bırakılıp, yavruları ellerinden alınıp, sütleri sömürülüyor. Reklamlardaki mutlu inekler çiftliği ne harika değil mi? Yemyeşil çayırlarda otlayan inekler ne kadar mutlular. Yaşanan acılara, işkenceye ve zulme o kadar uzağız ki... Büyük bir keyifle yediğin hamburgerin için hayvanların maruz kaldığı işkenceyi görmek ister misin? İstemezsin, biliyorum. Gözlerini yumup hamburgerine bir ısırık daha at.
Şu koyduğum videoyu izleyemiyorsun bile sonuna kadar, değil mi? Onlar bu acıyı yaşıyorlar, her gün, her dakika, her saniye... Senin damak tadın, onların canı :(
Dünya üzerinde hayvanların yaşadığı acıdan fazlası yok, insanların yaşadığı tüm acılar yine kendileri yüzünden.
O yüzden, bir sihir, bir mucize, bir acayiplik olsa da, hayvanlar, insanlar üzerinde aynı şeyleri yapmaya başlasalar, zerre kadar içim yanmaz biliyor musun. Hatta uzaydan gelecek garip ve bizden üstün varlıkların, hayvanlara yaptıklarımızın aynılarını bize yapmaya başlamalarını istiyorum. Empati yapabilmemiz için bu kadar şiddetli uyaranlara ihtiyacı var çünkü insanoğlunun.
Ben hayatımda bir hayvan tarafından zarar görmedim. Aksi olsa bile, o hayvandan nefret etmem ve yok edilmesini istemem söz konusu değil. Çünkü onların yaşamları boyunca her saniyelerini, kahrolası insanlar yüzünden acılar içinde geçirdiklerini biliyorum, hissediyorum.
Benim için bu dünyayı tamamiyle yaşanılmaz kılacak tek şeyse, hayvanların dünya üzerinden yok olması olacaktır. İşyerimin önünde beni karşılayan ve incecik bacaklarının taşıyamadığı şişko bedenine rağmen koşa koşa gelip kendi etrafında dönerek sevinç gösterisi yapan zilli kızı göremeyeceğim, eve girdiğimde kendini ağır ağır yere bırakıp göbeğini açan ve bacaklarıma sürtünen kedimi göremeyeceğim, sokak kapısında beni görür görmez koşarak gelen kara kedi dombiliyi göremeyeceğim bir dünya kesinlikle çekilmez bir yer.
Bu yazı birine yazılmış bir yazı değil, öfkeli bir yazı hiç değil. (Evet, videoları izlerken hissettiğim duygunun tam karşılığı öfkedir ve onları yapan insanlara uygulayabileceğim şiddetin sınırı yok ama bu öfkeyle yazılmış bir yazı değil.) Bakü'de olanları geçen gün öğrendim ve bu yazıyı yazmaya başladım. Dün de sevgili Jardzy'nin şu yazısını okudum. Üzülüyorum ve şunu demek istiyorum; lütfen hiçbir hayvana veda etmeyin. İnsanlardan şiddet gördüğü için acısını başka insanlardan çıkaran sokak köpeklerine bile.
Bu yazı birine yazılmış bir yazı değil, öfkeli bir yazı hiç değil. (Evet, videoları izlerken hissettiğim duygunun tam karşılığı öfkedir ve onları yapan insanlara uygulayabileceğim şiddetin sınırı yok ama bu öfkeyle yazılmış bir yazı değil.) Bakü'de olanları geçen gün öğrendim ve bu yazıyı yazmaya başladım. Dün de sevgili Jardzy'nin şu yazısını okudum. Üzülüyorum ve şunu demek istiyorum; lütfen hiçbir hayvana veda etmeyin. İnsanlardan şiddet gördüğü için acısını başka insanlardan çıkaran sokak köpeklerine bile.


0 Comment
more_vert