Son günlerde var bende bir tuhaflık ya neyse. Buraya her yazdığımda mızmızlanıp duruyorum, size de gına gelmiştir benim yaşlı kadınlar gibi ah vah etmelerimden. Her gece yatarken korkar hale geldim, acaba sabah kalktığımda kötü mü olacağım diye. Geçen sabah uyandım, yine ben de bir haller. Midem bulanıyor, kasığımda zaten iki gündür bir ağrı, kalbim kulaklarımda atıyor. Kustum falan, sonra kalktık gittik hastaneye. İdrarda kan varmış, acil ürolojiye sevk etti, böbrek taşı olabilir dediler. Geçen sene de ufak bir taş düşürmüştüm. Üroloji ultrason, röntgen, tomografi falan istedi, hepsi yapıldı, ama taş falan yok. Teşhis de yok. Kum falan döktüm sanırım.
İşyeri hala yoğun, ben hala kitap falan okumuyorum. Ocak ayında okuduğum 4 kitapla kaldım bu sene. Mart bitiyor, iki aydır kitap almamışım elime yani. Vahim durumdayım, hayat akıp geçiyor ve ben öylece izliyorum. Geçip gitmesine izin veriyorum... Hiçbir şey yapmadan, öylece izliyorum arkasından zamanı... Derler ya ölü toprağı serpilmiş sanki üzerime. Eve gidiyorum, yapmam gereken bir sürü şey var ama yerimden kıpırdamak istemiyorum. Oturduğum yerde, zaman öylece bomboş akıp geçerken şunu düşünüyorum; bir gün sağlığım yerinde olmadığımda ve ölüme yaklaştığımda, en çok üzüldüğüm şey, sağlıklı iken boşu boşuna geçirdiğim bu zamanlar olacak.



0 Comment
more_vert