Bayramda yine Anadolu'nun bağrında, eşimin memleketindeydik. Üzüm yalnız kaldı yine. Tek sorunumuz tuvalet şu anda. Klozete yaptığı için birilerinin sifonu çekmesi gerekiyor tabi. 3 gün o sifon çekilmeyince leş gibi kokuyor doğal olarak. Yavrum bok kokuları içinde kaldı evde :( Buna kesinlikle bir çözüm bulmalıyım. Zaman ayarlı otomatik sifon sistemi falan araştırıyorum. Yani gayet de yapılabilir bir şey gibi geliyor bana. Atıyorum 10 saatte bir sifon çekilsin kendiliğinden. Böyle bişi bilen, duyan varsa yazsın nolur.
Yine içim söküldü, yine hayvana şiddet, işkence... Gördüğümden beri sürekli aklımda o yavrunun bakışları, perişan hali... Yaşadıklarını düşünüyorum, çektiği acıyı. Artık gerçekten söyleyecek lafım, edecek bedduam kalmadı bunlara. Tüm kalbimle dilediğim şey, bunu yapan yaratığın acılar içinde sürünmesi. Seçim öncesi ya, 16 yıldır yasa değişikliği taleplerine kılını kıpırdatmayan iktidar, birden yasa değişikliğinden falan bahsetmeye başladı. Tutmuş bir de kepçe operatörü tutuklamışlar, dalga mı geçiyor bunlar bizimle ya. Ne derse inanan, düşünmeyen, sorgulamayan kendi kitlesi inanabilir buna ama mantık sahibi hiç kimsenin bir kepçenin küçücük bir köpeğe bunu yapabileceğine inanacağını sanmıyorum. Karşısındaki kitlenin zekasıyla dalga geçmek bu sadece. Gerçi onlar da farkında zaten kitlelerinin zeka düzeylerinin. O yüzden bol keseden saçmalamaktan çekinmiyorlar.
10 gün önce yine dişçi yollarındaydım. Komple sökülüp hiç çürümeyecek, hiç ağrımayacak dişler yapılsa ne süper olur. Bıktım artık diş ağrısından, dişçilerden. Kanal tedavisi yapıldı yine bi dişime. Bir problemim de geceleri dişlerimi sıkıyorum. Dişlerimin aşındığını söyledi doktor. Neden sıkıyorum bilmiyorum ama sabahları kalktığımda çenem ağrıyor. Çok ciddi sağlık problemlerine yol açabiliyormuş bu durum. Ciddi çene ameliyatlarına kadar varıyormuş ileri safhalarda. Gece plağı denilen boksörlerin taktığı ağızlık gibi bişi verdi dişlerimin ölçüsünü alıp. Gece yatarken takmam gerekiyor ama 2 gece taktım zorla, dişetlerimi sıktı, yara yaptı. Cendere gibi bişi, ağzımın içi tükürük doluyo, iğrenç bişi. Takamadım. Yeniden gidip ölçüsünde bi problem mi var baktırmam lazım.
Ahşap puzzle almıştım en son. 1000 parçalık. Ama hiç sevmedim yaa, süründü elimde resmen. Parçalar hemen dağılıveriyor. Bir de nasıl yapışacak bu diye düşünüyorum. Epey kalın, bildiğin tahta parçalar. Umarım yapışır. Bitince paylaşırım foto. Bende durumlar böyle. Fazla detaya giremedim. Ama yazmasam ipin ucu kaçıyor. Yazacağım artık böyle kısa kısa da olsa.


0 Comment
more_vert